MENÜ
İstanbul
Kamyonum
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
tırsan, treyler, kamyonum,
has, treyler,
Lojistik Köyler ve Demiryolu Taşımacılığı
Av. Bilun ELMACIOĞLU
YAZARLAR
23 Mart 2021 Salı

Lojistik Köyler ve Demiryolu Taşımacılığı

Özellikle Covid 19 pandemisi döneminde her türlü ürün ihtiyacının artması ile daha da önemli hale gelen lojistik sektörü, kara-hava-deniz taşımalarında, Ülke hava-kara-deniz sınırlarının kapatılması ve/veya geçişlerin kısıtlanması sebebiyle yaşanan sorunlarla birlikte çok konuşulan sektörlerden bir haline geldi. Lojistik deyince genellikle aklımıza kombine taşımalar geliyor. Kombine taşımalar da multimodal ve intermodal taşımalar olarak iki alt başlığa ayrılıyor. Multimodal taşıma şeklinde yükler tek bir sözleşme ile farklı taşıma şekilleri kullanılarak taşınır.  Intermodal taşıma şeklinde ise her bir taşıma şekli için farklı sözleşme yapılır. Bu kavramlar beraberinde karmaşık bir hukuksal yapıyı da getirmektedir. Örneğin bir intermodal taşımada eşyanın farklı taşıma araçlarıyla taşınması için yapılan birden çok sözleşme yani oluşan sözleşme zinciri ile birden çok taraf olmaktadır. Bu noktada tarafların sorumluluk esaslarının belirlenmesinde, her bir taşıma şeklinin kendine özgü yasal mevzuat ile düzenlenmiş olması oldukça karmaşık hukuki uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına sebebiyet verir. Bu tip taşımalarda tarafların sorumluluğu, zarar ve tazminat kavramları da hukuki açıdan sıklıkla karşımıza çıkmaktadır.

Bu nedenle, farklı araç veya yöntemlerle yapılan taşımalar için mevcut yasal düzenlemelerin daha özgün ve lojistik sektörünün ihtiyaçlarını belirleyerek sorunlara çözüm sağlayacak yasal mevzuat ile yer değiştirmesi hem sektörün gelişimi hem de yaşanan sorunlara hızlı çözüm üretilebilmesi açısından önem taşıyor. Zira kendine özgü bir yapısı olan lojistik sektörünün kendi dinamikleri kapsamında özel düzenlemelere ve ayrı bir mevzuata ihtiyacı bulunmaktadır. Bu bağlamda özellikle Batı Avrupa ülkeleri olmak üzere lojistik sektörü bakımından deneyimli ülke sayısı her geçen gün artarken yasal düzenlemeler de ele alınıyor. Lojistik Merkezler olarak da bilinen Lojistik Köyler, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde devlet ve özel sektörün bir arada bulunduğu ve birçok hizmetin aynı anda verilebildiği merkezlerdir. Türkiye’de genellikle lojistik mevzuatı Kara Taşımacılığını düzenleyen mevzuat ile düzenlendiğinden sektörün talepleri ile “Lojistik Kanunu” çalışması yapılması gündemde iken 2019 yılı sonunda oluşturulan “Lojistik Merkezlerin Yer Seçimi, Kurulması, Yetkilendirilmesi ve İşletilmesi Hakkında Yönetmelik” taslak çalışması sektöre özgü yasal mevzuatın oluşturulması açısından önemli bir adımdır.

Lojistik taşımacılığının deniz taşımacılığını kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmesi, havayolu taşımacılığında yüksek elleçleme ve yer hizmetleri ücretlerinin düşürülmesi ya da bu tür taşımacılıkta diğer alternatiflerin önünün açılması, demiryolu ağı yatırımlarının artırılması, demiryollarında mevcut altyapı ve araç parkının modernizasyonu, gümrük uygulamalarında verimliliğin artması ve teknolojik entegrasyonun sağlanmasına imkan verecek mevzuat değişikliklerinin hızlıca uygulamaya alınması sıklıkla gündeme taşınıyor. Demiryolu ulaştırmasının yapısal yenilenme süreci Türkiye’nin AB adaylık süreci ile başlamıştır. Bu bağlamda karayollarındaki sıkışıklığın, kazaların, hava kirliliğinin azaltılması, enerji tasarrufu sağlanması ve kombine taşımacılık yapan her türlü araç, operatör ve sürücülerinin sorumluluk ve yükümlülüklerinin belirlenebilmesi için “Kombine Taşıma Yönetmeliğinin” düzenlenmesine karar verilmiştir. AB tarafından üye aday ülkelerle ilgili yayınlanan 2018 yılı ilerleme raporunda demiryolu ulaştırmasının serbestleşmesine yönelik birtakım ilerlemeler olmasına karşılık hala hazırda gerek mevzuat gerek ise altyapı ve serbestleşme çalışmaları bakımından eksikliklerin olduğu tespit edilmiştir.

Özellikle AB ülkelerindeki demiryolu yük taşımacılığı ağının gelişmesi, son yıllarda ve Covid 19 pandemisi döneminde teknolojiye duyulan ihtiyacın artması ile birçok idari işlemin dijital ortamda yapılabilmesine olanak sağlamıştır. Intermodal taşımalar bakımından oluşan yük koridorları lojistik köylerin önemini gündeme taşımıştır. Ulusal ekonominin gelişmesi ve yeni yük kaynaklarının oluşması ile yük koridorları daha önemli hale gelmiş ve bu noktada lojistik köylerle ilgili yer seçimi, bağlantı ve aktarma konuları, teknolojik entegrasyon sağlanması için yapılan çalışmaların hızlanması önem arz etmektedir. Lojistik köyler birçok yük ve taşımacılık şirketleri ile resmi kurumların bir arada olduğu her türlü ulaştırma şekli ile bağlantılı, düşük maliyetli, hızlı ve güvenli aktarma alan ve donanımlarına sahip olan bölgelerdir. Lojistik köylerin bulunduğu yerlerdeki belediyelerin de yer seçimi konusunda aktif ve yol gösterici olması doğru yer seçiminde önemlidir.

AB ülkelerinde 1980-90’lı yıllarda gelişim gösteren lojistik köyler Türkiye’de 2006 yılında Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) tarafından alınan bir kararla başlatılmıştır ve planlanan lojistik köylerin bir kısmı hizmete girmiş, diğerleri için ise çalışmalar devam etmektedir.

Avrupa Lojistik Merkezleri Birliği “EUROPLATFORMS”, AB ülkelerinde özellikle intermodal taşımacılığın gelişmesi için kurulmuş bir birlik olarak lojistik köylerle ilgili çalışmalar yapmaktadır. Lojistik köylere stratejik önem verilmesini talep eden EUROPLATFORMS, deniz taşımalarında lojistik merkezi olarak limanların ön planda olduğunu ancak intermodal taşımalar bakımından lojistik köylerin gelişmesinin hem yük koridorlarının geçtiği ülkelerde ciddi bir ekonomik gelişme sağlayacağını hem de iklim değişikliği ile ilgili AB’nin talepleri, alternatif yakıtların kullanılması, çevre kirliliğinin önlenmesi ve hava kirliliğinin azaltılması hedeflerine de uyumlu olduğunun altını çizmekte ve önemini vurgulamaktadır.

Türkiye tarihi İpek Yolu üzerinde bulunması sebebiyle tarihten gelen bir avantaja sahiptir. Üç tarafı denizlerle çevrili ve Avrupa-Asya kıtalarını birbirine bağlayan ülke konumu sebebiyle coğrafi açıdan çok önemli bir konumda bulunmaktadır. Bu sebeple lojistik köyler kurulması ve mevzuat çalışmalarının tamamlanarak sektörün gelişiminin hızlanması ekonomik anlamda da önemlidir. 2017 yılında Çin ile İpekyolu Mutabakat Zaptı imzalanmış ve devamında yine Çin ile Demiryolu İş Birliği Anlaşması ve Ulaştırma ve Denizcilik Alanında İş Birliği Anlaşması imzalanmıştır.  Türkiye aynı zamanda bazı Ülkelerle Demiryolu İş Birliği Anlaşmaları da imzalamış bulunmaktadır.

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2021 Kamyonum