MENÜ
İstanbul
Kamyonum
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
shell, akaryakıt, benzin, mazot,
kamyonum, iveco, özgözde, daily, s-way
tırsan, treyler, kamyonum,
Hayaller ve Hayatlar
Nuray PEKCAN
YAZARLAR
13 Ocak 2021 Çarşamba

Hayaller ve Hayatlar

Bir süredir takip ettiğiniz gibi; ekonomimizin dinamiği ihracat, ihracatın dinamosu uluslararası nakliye ve bu konulara ilişkin mevcut duruma kafayı takmış durumdayım.

Büyük projeler ve hedefler konuşurken bunlarla hiç de uyuşmayan gerçekler kafamı karıştırır durumda. Neyi kaçırıyorum? Ya da bazı konu ve durumlara kafam basmıyor! Yani bir yerde bir “mantıksızlık” var sanki! Birileri beni aydınlatsın. Ben de “aydınlanmak” istiyorum. Aydınlanmak için olabildiğince fazla ilgili ve yetkiliyi sıkıştırıp kafamdaki karmaşayı çözmeye çalışıyorum.

Neyse benim durumu bir tarafa bırakalım… da sektörün tümüne en ince ayrıntısına kadar hakim yetkili ve ilgili değerli kişiler bu konularda neler demişler ona bakalım.

Doktor Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Murat Polat;

“Türk firmalarının yapması gereken lojistik işini başka ülke tırları elimizden alıyor; özellikle de Bulgaristan tırları. Geçen sene Bulgaristan nakliyecilerine ödenen para 1 milyar Euro. Bu ülkede üretilen bir mal bu ülkede faturalandırılması gerekirken yabancı plakalı araçlarla taşındığı için yurt dışında faturalandırılıyor. Bu nedenle vergi geliri kaybediyoruz. Türkiye’de lojistiğin bütçesi 35 milyar dolar, bunun neredeyse 20 milyar dolarının yabancılar alıyor.”

“Avrupa tüketici bir toplum. Pandemi döneminde Çin’e karşı ürktü ve sipariş verme kaygısına kapıldı. Bu süreçte yüzde 10’luk bir dilim bize kaydığında ihracatımız bir nebze de olsa arttı; ancak Kapıkule’den 7-8 günde geçer olduk. Ticarette kendi kendimize çelme taktık. Avrupalı pandemi sürecinde her ürünün mümkünse bir saatte gelmesini istiyor. Türkiye’nin gümrükte bekleme sorununun çözmesi lazım.”

“Lojistiğin Türkiye için çok önemli olduğunu ve komşularımızın lojistiğimizin önünü keserek ihracatımızın da önünü kestiğini anlatmamız gerekiyor. Bakanlık ve Bürokrasi bunu çözemez. Sayın Cumhurbaşkanına konuyu direkt bildiremiyoruz. 2010’lu yıllara kadar kapıda bu kadar beklemeler yoktu. Bu mevkilerde oturan kişilerin bir gece gidip bir tesiste, atölyede sabahlamaları gerekiyor. Bir masada oturarak bu konuları çözemeyiz. Bu konuları sektörün içinden gelen insanların çözmesi gerek.”

Bir de işin hukuk tarafına bakalım… Avukat Bilun Elmacıoğlu yabancıların Türkiye’de yapılanması ve bu duruma ilişkin neler demiş;

“Pandemi ile birlikte lojistik sektörünün önemini hep birlikte gördük. Aynı zamanda lojistik anlamında Türkiye’nin coğrafi konumunun önemini de görmüş olduk. Türkiye birçok anlamda avantaja sahip bir ülke. Demiryolu taşımacılığı ön plana çıktı; ancak bizde atıl kalan bir alandı. Demiryolu taşımacılığı minimum insanla taşıma yapabilmesi ve sınır geçişlerinde sıkıntısız olması sebebi ile ön plana çıktı. İntermodal taşımacılığın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük. Bunlarla birlikte lojistik sektörünün dijitalleşmesi konuşulur hale geldi. Dünyada bu konuda ciddi yatırımlar var.  Uluslararası lojistik firmaları dijitalleşme konusunda yatırımlar ve düzenlemeler yapıyor.  Bizim de Türkiye’de mevzuat anlamında birçok değişiklik ve yatırım yapmamız gerekecek.”

“Henüz Türkiye’de dijitalleşme ile ilgili milli olarak yapılan bir çalışma yok; uluslararası platformda denizcilik sektöründe Baltık ve Uluslararası Denizcilik Konseyi (BIMCO) form sözleşmeleri çok kullanılır ve BIMCO çok ciddi çalışmalar yürütüyor. Dijitalleşme ile ilgili sözleşmelerin revize edilmesi, otonom gemilerdeki mevzuat ve sigorta nasıl olacak gibi konular yaklaşık 10 yıldır dünyada konuşuluyor. Biz henüz konuşmaya bile başlamadık.”

“Yabancı sermaye ülkelerin gelişmesi açısından önemli olabilir; ancak bu kadar kolaylaştırırken yerel de korunmalı.  Böyle bir devlet politikanızın olması gerekir. Üç tarafı denizlerle çevrilmiş bir ülke, boğazlarımız var; ancak biz denizcilik alanında çok gelişmiş bir yapıya sahip değiliz. Bunun da en önemli sebeplerinden biri yeterli hukuk sisteminin olmaması. Uluslararası mevzuat kabul edilmiş olmasına rağmen bazı noktalarda gerekli değişikliklerin yapılmaması sebebi ile gelişemiyor; belki teşvikler yetersiz başka bir yol gerekiyor.”

“Türkiye, Avrupa ile Asya’yı birleştiren konumu ve boğazlara sahip olması nedeni ile ‘Bir Kuşak Bir Yol’ gibi global projeler ile merkez nokta haline gelebilir. Türkiye bu doğrultuda sektörlerini koruyarak veya mevzuatını buna göre düzenleyerek lojistik ve denizcilik sektöründeki avantajını kullanabilmeli. Denizcileşme, mavi vatanımız jeopolitik ve coğrafi anlamda çok önemli. Pandemiden sonra tüm dünya; ekonomik sıkıntıların nasıl aşılacağını ve hangi sektörlerin ön plana çıkacağını konuşacak. Lojistik ve denizcilik sektörünün ön planda olacağı konuşuluyor. Denizcilik sektörü hep şikayet eder; çünkü düzenlenmesi gereken bazı mevzuatlar var. Belki teşvikler anlamında birtakım düzenlemeler gerekiyor. Yabancı sermayenin bu kadar rahat girişi sebebi ile rekabet edememe sorunu ön planda.”

Bu içeride okuyabileceğiniz önemli birçok görüşmenin sadece bir iki paragrafı.

Konuşacak o kadar çok detay var ki! Biz ülke olarak, devlet olarak ne yapmaktayız? Bu gerçekler çerçevesinde yazılı metinlerde güzel cümleler kurmakla işler hallolmuyor maalesef! O güzel cümleleri, planları, projeleri hayata geçirmek, sorunları çözmek gerekiyor.

Bu arada iyi yıllar

 

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2021 Kamyonum