MENÜ
İstanbul
Kamyonum
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
seyit usta, römork, treyler, üst yapı,
Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, 'Kentimizde Bir Lojistik Merkez Kurulması Amacı ile Girişimlerde Bulunduk'
Dosya
20 Nisan 2022 Çarşamba 11:32

Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, 'Kentimizde Bir Lojistik Merkez Kurulması Amacı ile Girişimlerde Bulunduk'

Van Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva ile Van’ın lojistik potansiyelini ve buradaki lojistik potansiyelin daha fazla nasıl değerlendirilebileceğini konuşuyoruz. Necdet Takva, Van’ın lojistik merkez kurulabilecek bir potansiyeli barındırdığına dikkat çekiyor ve bu doğrultuda girişimlerde bulunulduğunu belirtiyor.  

“KAPIKÖY SINIR KAPISI, GÜRBULAK’A ALTERNATİF OLMAKTAN ZİYADE DAHA DA ÖN PLANA ÇIKACAKTIR”

Van’ın lojistik potansiyeline dair detaylar aktaran Takva, Van’ın sınır ili olması, bölgedeki lider konumu, ulaşım ağları, ithalat ve ihracat noktasında; İran, Irak, Azerbaycan, Ermenistan'a yakınlığı ve Türkiye’nin doğuya açılan kapısı gibi özelliklere ve bu özellikleri ile de bir lojistik merkez haline gelmesi noktasında önemli avantajlara sahip olduğunu belirtiyor. Takva, “Bu amaçla Van Ticaret ve Sanayi Odası olarak özellikle; Kapıköy Sınır Kapısı, Van-Şırnak Karayolu, İran ile ilişkileri ve Azerbaycan ve Ermenistan’a yakınlığı değerlendirerek kentimizde bir lojistik merkez kurulması amacı ile girişimlerde bulunduk. Bu girişimlerin sonuçlanması ile birlikte kent ve bölge ekonomisinde önemli gelişmeler sağlanacaktır.”diyor.

“Beklentimiz Kapıköy Sınır Kapısı’nın 7/24 Esaslı Çalışması”

Kentte yaklaşık bine yakın vatandaşın sınır ticareti kapsamında İran ile dış ticaret yapmakta olduğuna değinen Takva, aynı şekilde İranlı tüccar ve sanayicilerin de Van’da ticari faaliyetler yürüttüklerine dikkat çekiyor. Sınır kapısının daha aktif çalışmasını beklediklerini belirten Takva şunları aktarıyor; “Odamızda ticaret siciline kayıtlı 100’ü aşkın İranlı üyemiz mevcut. Yine, İran Konsolosluğunun ilimizde faaliyet göstermesi, İranlı bankaların ilimizde şube açmaları, İran-Türkiye Ortak Sanayi Bölgesi kurulması, Lojistik Merkez ve Türkiye-İran Ticaret Odası açılması hususunda girişimlerimiz devam etmektedir. Dış ticaretin desteklenmesi amacı ile TOBB ile odamız arasında yapılan protokol kapsamında odamız hizmet binasında Dış Ticaret Destek Ofisi açıldı. Tüm bunların yanı sıra daha birçok girişimimiz ve emeğimiz var. Ancak sınır kapılarımızın dış ticarete daha fazla katkı sağlamak üzerine dizayn edilmemesi nedeniyle günü birlik ticaret ve giriş-çıkış işlemlerinden hariç iktisadi anlamda çok büyük faydaları görünmüyor. Beklentimiz Kapıköy Sınır Kapısı’nın 7/24 esaslı çalışması yönünde ve özellikle bu kapının yeni bir politika ile ele alınması gerekmektedir.”

“Mevcut Zenginliklerden Faydalanmak İstiyoruz”

Enerji, petrol, lojistik, turizm ve birçok konuda daha iktisadi bir bakış açısı ile kapının değerlendirilmesinin ülke ekonomisi açısından önemli kazanımlar sağlayacağını vurgulayan Takva, “Bununla birlikte İran İslam Cumhuriyeti ile olan ilişkilerin geliştirilmesi elzemdir. Biz sadece bu sınırda bekçi olarak anılmak istemiyoruz. Mevcut zenginliklerden faydalanmak istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın İran İslam Cumhuriyeti ile olan yakın temaslarının kıymetine binaen turizmde de etki yaratmasını bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulunuyor.

Kapıköy Sınır Kapısı, Gürbulak’a Alternatif Olmaktan Ziyade Daha da Ön Plana Çıkacaktır”

Türkiye ile İran arasında bulunan 560 kilometrelik sınırın yaklaşık 300 kilometresini Van sınırlarının oluşturduğunu ifade eden ve bu sınır üzerinde yer alan Kapıköy Sınır Kapısı’nın çok büyük bir öneme sahip olduğuna dikkat çeken Takva şöyle konuşuyor; “Hemen yanı başımızda bulunan petrol, doğal gaz devi bir ülke olan İran önemli yer altı kaynaklarına sahip. Bu da var olan konumumuzu ve kapımızı daha da önemli bir hale getiriyor. Ancak belirttiğim gibi Kapıköy Sınır Kapısı 7/24 esaslı çalışmadığı sürece büyük faydalar sağlamayacaktır. Bununla beraber İran İslam Cumhuriyeti tarafındaki hantal işleyiş ve altyapının sağlam olmaması kapının aktif çalışmasının önündeki en büyük engellerden bir tanesidir. Kapının 7/24 esası ile aktif çalışması, İran tarafının kapısını modernize etmesi, yollarını tamamlamasıyla birlikte Kapıköy Sınır Kapısı, Gürbulak’a alternatif olmaktan ziyade daha da ön plana çıkacaktır. Bunun en büyük göstergesi de İran’a 100 kilometre uzaklıkta bulunmamız ve yollarımızın çok iyi durumda olmasıdır.”

“Konunun Sadece Kamu Kurumlarına Havale Edilmesi Önemli Bir Eksikliktir”

Özellikle Kapıköy Sınır Kapısı’nın modernize edilmesi ile birlikte Van’da bir lojistik merkezin kurulmasının öneminin arttığını ve Oda olarak konu hakkında girişimlerinin devam ettiğini aktaran Takva, “Lojistik köy ve merkez konusu ülkemize çok geç girmiş. Türkiye’nin altyapısı müsait olduğu halde bu konuda yapılan çalışmalar, kamu sektörü ve TCDD’nin çalışmaları ile sınırlı kalmıştır. Konunun sadece kamu kurumlarına havale edilmesi önemli bir eksikliktir. Lojistik merkez ile ilgili; özel sektör, belediyeler, kalkınma ajansları ve STK’ların sürece müdahil olması veya edilmesi şarttır.”

“Şehir Olarak Lojistik Merkez İçin Güçlü Yanlarımız Bulunuyor”

Günümüzde gerek küresel gerekse yerel ölçekli pazarlarda yeni koşulların ortaya çıkardığı büyük dönüşüm ve gelişimlerin yaşanmakta olduğunu ve bu gelişmelerin de; lojistik, taşımacılık ve dağıtım zinciri gibi konular ile ulaşım coğrafyası arasındaki ilişkiyi bariz bir şekilde ortaya çıkardığını belirtiyor. Takva, “Lojistik merkez, hem ulusal hem de uluslararası düzeydeki; nakliye, lojistik ve eşya dağıtımı ile ilgili tüm faaliyetlerin muhtelif işleticiler tarafından yürütüldüğü belirli bir bölgeyi tanımlar. Lojistik merkezlerde; taşımacılık, intermodal faaliyetler ve lojistik faaliyetlere odaklanılır; bu merkezler genellikle metropol bölgelerin dışında kalan, farklı taşıma türleri bağlantılarına yakın olan bölgelerden seçilir. Bu merkezlerde nakliye ve lojistikle ilgili faaliyetleri gerçekleştiren işleticiler, inşa edilen binaların sahibi ya da kiracıları olabilmektedirler. Ayrıca serbest rekabet kuralları doğrultusunda bir lojistik merkezinin her firmanın ilgili tüm faaliyetlerle iştigal edebilmesine olanak sağlaması ve bu işlemlerin gerçekleştirilmesi için gereken tüm kamusal tesislerle donatılmış olması öngörülür. Lojistik merkez kurulmadan önce Van’ın mevcut durumu göz önüne alınmalı ve stratejik bir plan hazırlanmalıdır. Bu kapsamda şehir olarak lojistik merkez için güçlü yanlarımız bulunuyor.

Bunları; Geniş iş gücü oranın yüksek olması, bölgeye özel teşvik ve uygulamaların olması, tarıma dayalı sanayi potansiyelinin yüksel olması, kümelenme potansiyeli taşıyan sektörlerin varlığı, sermaye stokunun olması, bölgenin endüstriyel hammadde ve metalik madenler bakımından önemi rezervlere sahip olması, maden rezervlerinin ürün yelpazesinin geniş olması, ilde İş Geliştirme Merkezi’nin olması, uluslararası ticaret ve ulaştırma koridorları (İpekyolu) üzerinde olması, Orta Doğu ülkelerine yakın olması, İran’a sınır kapılarının (Esendere, Kapıköy) olması, İran’a karayolu ve demiryolu bağlantısının olması, havaalanlarının varlığı, Organize Sanayi Bölgesinin varlığı, ilin büyük bir şehir olması, tarımsal ve hayvansal ham maddelerinin varlığı, mevcut demiryolunun Kazakistan’a kadar uzanıyor olması, bölge ithalatının yüksel olması ve ilin genç nüfusunun yüksek olması şeklinde sıralayabiliriz.

Lojistik Merkezle ilgili fırsatlarımız için ise; ilde dış ticaret ve sınır ticareti olanaklarının olması, Türkçe konuşan Orta Asya ülkelerine yakın olması, ilin teşvik yasasında en avantajlı grup olan altıncı bölgede yer alması, Van’ın büyük il olmasıyla beraber sanayi altyapısı konusunda olumlu gelişmelerin yaşanacak olması,  ilin belirlenen cazibe merkezlerinden biri olması, bölgede coğrafi işaretler gibi tescili sağlanabilecek endemik, yöresel üne sahip (Van kahvaltısı gibi) ürün çeşitlerinin fazla olması, Tuşba Fuar ve Kongre Merkezine sahip olması, modern İpekyolu projelerinde gelişmelerin yaşanması, Çin ve Türkiye arasında demiryolu anlaşmasının imzalanması, Van gölü kuzeyinde yeni bir demiryolu projesinin hayata geçecek olması, farklı taşımacılık türlerini (kara-demir-hava) birlikte kullanma imkanın olması, gümrük kapasitesinin artırılacak olması ve mevcut havaalanın genişlemeye müsait olması diyebiliriz.”

“Tüccarların Beklentisi Van Gölü Civarında Demiryolu Projesinin Başlatılması”

Van açısından büyük önem arz eden demiryolu taşımacılığının feribot vasıtasıyla yapılmasına yönelik uygulamanın sonlandırılarak Kuzey Van Gölü Demiryolu Projesi’nin hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çeken Takva, ithalat ve ihracatta önemli bir hedefe sahip olduğunu belirttiği Van için ulaştırma konusunda aşılması gereken en önemli sorununun; Van-Tatvan arasındaki feribotla taşınan tren vagonları olduğunu, bunların Kuzey Van Gölü demiryolu hattı ile göl etrafından taşınması gerektiğini aktarıyor. Takva, “Van-Tatvan arasında 2018 yılında yaklaşık 660 bin ton yük taşımacılığı yapılmıştır. Bu aktarmalar denizyolu, demiryolu ve karayolu üzerinden üç aşamalı olarak maliyetli bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Van'ın ticari geleceğinin ithalat-ihracat ile şekilleneceği düşünüldüğünde bir ürün transferinde Van-Tatvan arasında mesafeyi feribot ile dört, beş  saat gibi bir zamanda taşıyan, bununla birlikte de maddi olarak da masrafı artan tüccarların beklentisi Van Gölü civarında demiryolu projesinin başlatılmasıdır. Yapılacak bu projenin mutlak suretle Van Organize Sanayi Bölgesine entegre bir şekilde ele alınması elzemdir. Son zamanlarda İran ile turizm konusunda da önemli bir ticari iş birliği yakaladık. Bu noktada Kuzey Van Gölü Demiryolu Projesi önemli bir yer tutmaktadır. Mevcut sistem maddi ve zaman kaybına neden olmaktadır.”

“Demiryolu Ulaşımı Ülkemizde Düşük Seviyelerde Seyretmekte”

Batı'dan Van'a mal getirmek isteyen bir firmanın malını tren vagonlarına bindirdiğini ve Tatvan'a geldikten sonra 2 seçeneklari olduğunu; ya vagonların feribota bindirildiğini ya da yükün vagonlardan indirilip karayolu ile karşıya geçirildiğini ifade eden Takva son olarak sözlerine şunları ekliyor; “Maliyet hesapları dikkate alındığında firmalar çoğu zaman karayolunu tercih ediyor. Ürünlerin birkaç kez yükleme-boşaltmaya maruz kalması zaman kaybının yanı sıra, ürüne de zarar verilmesi anlamına geliyor. Bunun yanı sıra tüm dünya ülkeleri yaylı ulaşımı daha fazla kullanırken, ülkemizde bu oran düşük seviyelerde seyretmektedir. Özellikle turizm amaçlı demiryolunu kullanan turist sayısı oldukça fazladır. Bunun en canlı örneğini Doğu Ekspresi aracılığı ile bölgemizde yer alan Kars ilinde görmekteyiz. Kuzey Van Gölü Demiryolu Hattı’nın hayata geçirilmesi bahsedilen ticari faaliyetlerin yanı sıra ilimiz ve bölgemiz turizmine de etki edecektir.”

KAMYONUM DERGİSİ/ SEVGİM ÜLGEN DELİKTAŞ 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2024 Kamyonum