MENÜ
İstanbul 15°
Kamyonum
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
seyit usta, römork, treyler, üst yapı,
Mars Logistics Demiryolu Genel Müdür Yardımcısı Erdin Erengül, ''Sektörün Geleceği Parlak''
Dosya
30 Temmuz 2021 Cuma 16:10

Mars Logistics Demiryolu Genel Müdür Yardımcısı Erdin Erengül, ''Sektörün Geleceği Parlak''

Kamyonum Dergisi olarak bu sayımızda Avrupa taşımacılığını ele alıyoruz.  Kamyonum Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Nuray Pekcan, ağırlıklı olarak Avrupa taşımacılığı yapan Mars Logistics’in  Demiryolu Genel Müdür Yardımcısı Erdin Erengül ile uluslararası taşımacılıkta yaşanan sorunları, sürdürülebilir lojistik faaliyetlerini ve intermodal taşımacılığa ilişkin pek çok detayı konuşuyor.

Mars Logistics Demiryolu Genel Müdür Yardımcısı Erdin Erengül,

“İNOVATİF VE GELİŞİME AÇIK BİR SEKTÖR” 

Sürdürülebilir bir lojistiğe dikkat çeken Erengül lojistik sektörüne ilişkin  “Sektörün geleceği parlak; inovatif ve gelişime açık.” değerlendirmesinde bulunuyor. Detayları haberimizde okuyabilirsiniz.

Mars Logistics’ten sektörün öncü ve eski oyuncularından bir tanesi diyerek söz eden Erengül, 1989 yılında İstanbul’da kurulmuş olan firmaya ilişkin detaylar aktarıyor;  “Mars Logistics forwarding ile başlamış daha sonra özmal araçların filoya katılması ile büyümeye devam etmiş. 1994’te Yenibosna’daki yani bir önceki adresimize taşınmış. Araç yatırımı, filosu büyüyerek bugünlere gelmiş. Daha sonra depolar, hava kargo şirketi ve deniz kargo şirketini bünyesine eklemiş. Mars Logistics; 2 bin 650 özmal aracı bulunan; tamamen uluslararası taşımacılığa odaklanmış ve bununla beraber uluslararası taşımacılığın tamamlayıcısı olan depolama ve yurt içi dağıtım gibi lojistik zincirindeki tüm faaliyetleri bünyesinde bulunduran öncü bir şirket diyebiliriz. Batı ve Doğu Avrupa olmak üzere ağırlıklı olarak Avrupa’ya çalışıyoruz. Mars Logistics birçok şirketten oluşan bir grup; bir de hava ve deniz taşımacılığı yapılan bir hava kargo şirketimiz var. Bunun yanında kendi kargolarımızın ve özmallarımızın sigortalarını yaptığımız bir sigorta şirketimiz var. Ayrıca İspanya ve Lüksemburg’da bir şirketimiz var. Hedefimiz buradaki aktivitemizi daha da artırmak.”

“Fiyat Performans Kriteri Daha da Önemli Hale Gelecek”

Ne kadar üretilirse üretilsin ürettilen ürün bir yerden başka bir yere taşınamıyorsa üretilenin bir kıymetinin olmadığını belirterek lojistiğin önemine dikkat çeken Erengül, “Burada öncelik güvenilir hizmet sunuyor olmak. Yani fiyat performans oranında doğru bir denge kurmak gerekiyor; ki bu da işin ekonomisini ortaya çıkartıyor. Biz önümüzdeki sürece baktığımızda bu fiyat performans kriterinin daha da önemli hale geleceğini düşünüyoruz. Çünkü enerji ithalatını bir tarafa bırakırsak şu anda Türkiye’nin ekonomisi tamamen ihracat odaklı. Sektör paydaşları şu an ihracatın çok yoğun, ithalatta da yük eksiklikleri veya dengesizliklerin olduğundan bahseder. Dolayısı ile ihracatçımızı da destekleyebilmemiz için fiyat kalite performansında doğru yerde olmamız lazım; burada da intermodal devreye giriyor.” diyor.

“Sürdürülebilir Bir Nakliye Metodu”

Erengül sürdürülebilir bir lojistik için intermodal taşımacılık şeklinin önemine değinirken Türkiye’nin intermodal taşımacılığa alıştığını da ifade ederek şunları aktarıyor; “Yugoslavya’nın dağıldığı süreçte kurulan UNRORO; şu anda DFDS oldu. O dönemde intermodal taşımacılığın ilk tohumları atıldı. Buradan biz araçlarımızı gemilere bindiriyorduk ve Trieste’ye götürüyorduk. Trieste’de çekicilerimizi bağlayıp gidiyorduk ve dönüşte de ürünleri alıp tekrar Trieste’ye getirip römorklarımızı gemiye yükleyip İstanbul’dan alıyorduk. Artık çekicileri Trieste’ye götürmek yerine Trieste’den trenlerle belirli noktalara gidiyoruz, çekicilerimiz orada bekliyor. Bu beraberinde sürdürülebilir bir hizmeti getiriyor. Kısa süre trafiğe gireceğiniz için daha yönetilebilir hale geliyor. Yakıt çok önemli bir girdi; burada da birtakım avantajlar devreye giriyor. Hem maliyet açısından avantajlı, hem de performans açısından sürdürülebilir bir nakliye metodu. Biz artık bunun bir sonraki evresini; ‘varışa en yakın istasyona araçlarımızı nasıl gönderebiliriz!’ bunları analiz ediyoruz. Bu da uluslararası ticarette oynadığımız role baktığımız zaman önemli. Mars olarak biz de bunu iyi yönetiyoruz.” 

“Sürücülerin Sürekli Vize ile İlgili Sıkıntısı Var”

İntermodal çözümlere yönelmelerindeki nedenlerden birisinin önlerine çıkartılan suni duvarlar olduğunu belirten Erengül, geçen sene biten Macaristan dozvolası ile navlunlarda bir anda yaşanan artışı örnek göstererek şunları aktarıyor; “Macaristan ülke içerisinde bir yere gitmekten daha yakın; ancak şoförler gidemedi. Sürücülerin sürekli vize ile ilgili sıkıntısı var. Tabii bu sorunlar pandemi öncesinde de vardı. Biz de kendimizi mümkün olduğunca ürüne, yüke dokunmadan nasıl gönderebilirize odakladık. Trieste üzerinden yaptığımız intermodal seferler bunun için bir çözüm.”  

“Önemli Olan Otoritenin Altyapımızı Sektörün İhtiyacı Oranında Ne Kadar Geliştirdiği”

2016 yılından beri Türkiye’den konteynerler ile taşımak üzere Almanya’ya seferler yaptıklarını aktaran Erengül Halkalı’dan Çek Cumhuriyeti’ne başlatılan yeni hatta ilişkin konuştu. Altyapı ve sınır kapısında yaşanan sorunlara da değinen Erengül; “Halkalı’dan yükü yüklüyoruz ve 5 gün sonra Almanya’dan alıyoruz. Şimdi Halkalı’dan Çek Cumhuriyeti’ne yeni bir hattımız var. Vize, dozvola derdi kalmadı. Burada önemli olan otoritenin altyapımızı sektörün ihtiyacı oranında ne kadar geliştirdiği. Mesela biz Halkalı’dan çıkıyoruz ve oranın altyapısı 1970’de kurulmuş o günden bu güne kadar gelmiş; modernize edilmesi gerekiyor. Her ne kadar ana hat olarak Pendik üzerinden feribotla çıkıyor olsak da hala karadan giden araçlarımız var. Bu araçlar Kapıkule’de takılacaklar. Orayı geçtikten sonra da bitmiyor; bütün bu filo Romanya’dan geçiyorsa orada da bir kuyruk var. Dolayısı ile bizim bunu farklı metotlar ile çözmemiz gerek. Avrupa’nın bizi durdurmaya yönelik yaptığı blokajlar bitmeyecek. Belki sürekli mobil olmamızdan kaynaklı olarak bizim sektör nispeten gelişime daha kolay adapte oluyor. Ona karşı bizim de çözüm üretiyor olmamız lazım. İntermodal gibi farklı metotları geliştiriyor olmamız lazım.” diyor.

“Mevcut Altyapı Uygun Geometriye Sahip Değil; Restore Edilmesi Gerekiyor”

Son zamanlarda demiryolu yatırımlarının arttığını belirtirken, Ulaştırma Bakanlığının bütçesinde demiryolunun ciddi bir pay aldığına; ancak o payın yük değil, yolcuya ayrıldığına dikkat çeken  Erengül şu değerlendirmelerde bulunuyor; ‘Biz hızlı tren hatları yapıyoruz; hızlı tren hatları devreye girince mevcut konvansiyonel hatlar yüke daha fazla ayrılacak. Dolayısı ile yük taşımacılığına bunun pozitif katıkısı olacak.’ argümanı sunuluyor. Ancak yurt içi demiryolu taşımacılığı için söylüyorum böyle değil. Çünkü mevcut altyapı uygun geometriye sahip değil; restore edilmesi gerekiyor. Demiryolunun taşımacılıktaki payı yüzde 1. Avrupa’ya baktığımızda demiryolu ile yük taşımacılığı oranı yüzde 25. Onlar buna özendiriyor ve ciddi süspansiyonlar da uyguluyorlar. Bizim de benzer yapıları kendi içimizde uyguluyor olmamız lazım. Cumhuriyetin ilk yıllarında 2. Dünya Savaşı’nın başına kadar çok ciddi altyapı yatırımları yapılmış. O dönemden 2000’li yılların başına kadarsa hiçbir yatırım yapılmamış. 2002’den günümüze kadar baktığımızda da yapılan yatırımlar genelde yolcu ağırlıklı. Bu yatırımlara biraz daha yük odaklı bakmak lazım. Avrupa’daki devlet demiryoları yükten kazanıp yolcuya harcar. Bu noktada devrimsel bir bakış gerekiyor. Karayollarımız çok iyi hiçbir problem yok; ancak burada önemli olan sürdürülebilirlik.”

“Hedefimiz Bunu Uluslararası Boyuta Getirmek”

Mars Logistics’in yurt içi operasyonlarından olan MilkRun’a ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erengül bu taşımacılık operasyonunun genelde otomotiv sanayisi için uyguladıkları bir yapı olduğunu belirtiyor ve ekliyor; “Biz şu anki otomotiv üretiminin yüzde 51’inin MilkRun sistemini sağlıyoruz. Yani MilkRun’ı imalatta ihtiyaç olunan parçayı tedarikçiden alarak imalatta tam istenilen zamanda sevk etmek olarak açıklayabilirim. Bununla alakalı ciddi IP yatımlarımız var. Kendi altyapımızı kullanarak tedarikçilerin hangi parçayı ne zaman üreteceğine kadar teyit alıp ana sanayi ile paylaşarak ikisi arasında bağlantı kuruyoruz ve istenilen zamanda nereye ne kadar ürün lazımsa o kadar bırakıyoruz. Bu bizim ciddi yurt içi operasyonlarımızdan. Hedefimiz bunu uluslararası boyuta getirmek.”

“Büyümez ve Olduğunuz Yerde Kalırsanız Devrilirsiniz”

Erengül, Türkiye’de hali hazırda  165 bin m2 depoları olduğunu ve yatırımların ihtiyaçlar doğrultusunda arttığını aktarıyor. Her sene filoda birtakım yenilemeler yaptıklarını bununla birlikte yaşı dolan araçları değiştirme ve filoyu büyütme ile ilgili olarak yatırımların devam ettiğini vurgulayan Erengül konuşmasında; “Geçen sene 15 milyon euro civarında bir yatırım yapmıştık. 2021 için de bu civarda bir yatırım öngörüyoruz. Biraz da farklı alanlara, demiryoluna yatırım yapabilir miyiz diye fırsatları kovalayarak yatırımlarımıza devam ediyoruz. İspanya’daki şirketimize araç yatırımı yapıyoruz. Yatırım önemli; çünkü büyümez ve olduğunuz yerde kalırsanız devrilirsiniz. Yurt içi firmaları ile rekabet ediyor gibi görünsek de aslında yabancı firmalarla rekabet halindeyiz. Ancak onlarla büyüyerek rekabet edebiliriz; bu yatırımlar devam edecek. Geçen sene bizim ciromuz 2.3 milyar liraydı. Yüzde 10’un üzerinde büyüdük. Bu sene de yüzde 10 büyüme öngörüyoruz.”diyor.

“İnovatif ve Gelişime Açık Bir Sektör” 

Avrupa’da Türk taşımacısının karşılaştığı sorunlara da değinerek, “Bize duvar örüyorlar, biz de o duvarı kaldırarak kendimize nasıl bir alternatif düzen kurarız buna odaklanıyoruz ve bunu da başarıyoruz.” diyen Erengül sürdürülebilirlik konusuna ilişkin olarak sözlerini; “Sektörün geleceği parlak; inovatif ve gelişime açık. Avrupa’nın en iyi filolarından bir tanesi Türkiye’ye ait. Bizim önümüzün açık olduğunu öngörüyorum. Bunun garantisi var mı! Burada da sürdürülebilirlik devreye giriyor. Bunu nasıl sağlayabileceğimize bakmalıyız. Sürdürülebilirlik konusunda sadece intermodal taşımacılık yapmıyoruz. Depolarımızın üzerinde güneş enerjisi santrallerimiz var. Yağmur suyu hasadı yapan bir altyapımız ve tüm tesislerimizde atık ayırma sistemi var. Önümüze ne çıkar onları öngörüyor ve nasıl bir alternatif bulabilirize odaklanıyoruz.”şeklinde sürdürüyor.

“Devletin Gereken Altyapıyı Sağlamasını Bekliyoruz”

Lojistik performans yükseltildiğinde bunun ekonomik gelişmişliği de yukarı taşıyacağına dikkat çeken Erengül,“Türkiye ekonomik olarak gelişmişlikte 17. sırada; Lojistik Performans Endeksi’ne baktığımızda 40. sıralarda yer alıyor. Türkiye’de makas tersine açılıyor. Lojistik performansı yukarı çekebiliyor olsak ekonomik gelişmişliği daha da üst sıralara taşıyabileceğiz. Bunu sadece sektör yapamaz, bu noktada devletin gereken altyapıyı sağlamasını bekliyoruz. Mümkün olduğunca istişare kanalını açık tutuyorlar. Bunu da beraber başaracağımıza eminim.”  diyerek sözlerini tamamlıyor.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2024 Kamyonum